-
alacam55.com - duyuru    BAŞKANLIK SİSTEMİNDEN BEKLENEN NE ?  10.1.2017 11:58:43

   Türkçüler Günü  3.5.2013 18:33:58

   ALAÇAM-YAKAKENT TARİHİNDEN KESİTLER  10.4.2012 13:46:46

 • Ana Sayfa
 • Yakakent
 • Kozköy Tarihi
 • Kozköy Hakkında
 • Örf ve Adetlerimiz
 • Kız İsteme
 • Unutulan Dil
 • Kim Nerede ?...
 • Kaybettiklerimiz
 • Foto Galeri
 • İletişim
 • Editör Giriş
 • Site Yönetimi Giriş
 • Güvenli Çıkış
.:: DİNLERARASI DİYALOG SAFSATASI VE SAPIKLIĞI ::.
DİNLERARASI DİYALOG SAFSATASI VE SAPIKLIĞI
K.Kerim, tüm insanlığın kurtuluşu için indirilen son kitap, Hz. Muhammet son peygamber, İslamiyet son dindir. Bütün Müslümanlar buna böyle inanır; Bu, iman ve inancının gereği olarak da böyledir!
Hz. Muhammet (sav.)’Kalk, tebliğ et’ emrini aldıktan sonra İslam’ı yaymaya başlar. Burada hiç değişmeyen ’ ALLAHIN BİR OLDUĞUNA, KENDİSİNİN DE ALLAHIN KULU VE RASULÜ OLDUĞUNA’ davet edip, buna iman etmeyi istemesidir.
Hz. Peygamberin İslam’a davet için yazdığı bütün mektuplar noktası virgülü ile ortadadır. İman etmiş olmanın olmazsa olmazı da “Kelime-i Tevhit” ve “Kelime-i Şahadet”in bütünüdür.
Dinlerarası Diyalogcular: “Allah’ı kabul iman; Resulü kabul kemâlattandır.” diyerek İslam inancının dibine dinamit koymuşlar, Hz. Muhammet’i bir çırpıda saf dışı bırakmışlardır…
Sözüm ona, aymaz din adamı ve kanaat önderi denilen güruh da olaylara sadece bakmış, hatta bazıları alkışlayıp yeşil ışık yakmışlardır. İşin en garip olanı da,’ dindar denilen nesillerin en hâkim olduğu dönemde bunların dindarlık adına olmasıdır.’ Bu düşündürücü ve sorgulanması gereken en önemli hususlardan biridir.
1980 öncesi tartıştığımız bazı gurupların, Amerika kontrollü olarak Türkiye’de ve İslam dünyasında bir yeşil kuşak projesi hazırlandığını, 21. Yüzyılın savaşlarının bir parçasının bunun üzerine oturtulacağını söylemeleri ve bunun meydana gelişi de ayrıca düşündürücüdür!
Konumuza dönersek her dinden insanlarla diyalogun, “Dinlerarası diyalog” olarak sunuluşu kelime oyunu, kavram kargaşası ve İslam inancı üzerinde operasyon yapmak, zihinleri bulandırarak taraftar toplamak, sapık inancı İslam diye yerleştirmektir…
Dinlerin bağlıları arasında fark gözetmeksizin hangi dinden olursa olsun şartlara göre siyasi, ticari, askeri vb. Hususlarda diyalog kurulur. Bu anlamda peygamberimizin uygulamaları Müslümanlar için bir örnektir.
Dinleri bağlıları arasındaki diyalogun,”DİNLERARASI DİYALOG” olarak sunuluşu din tacirliği, Vatikan ve ABD’nin ılıttığı sapık inanışa ”HİZMET” adı altında hizmetkârlık yapmaktır. Bu bir takıyyecilik ve din tacirliğidir.
Bu proje, Vatikan ve ABD kontrollü İslam’ı ılıtarak içten çökertip yeni bir din ortaya koyma projesidir. İslam inancına göre peygamberler dâhil hiç kimse din yapma, din koyma yetkisine sahip değildir.
Din koyucu C.Haktır. Dini o kor, kurallarını da ancak O belirler. Bu hususta C.Hak şöyle buyurur: “Allah katında din ancak İslam’dır. “ Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’ı beğendim.”(maide :3)
İslam bir bütündür. K.Kerimsiz, peygambersiz bir inanç batıldır, sapıklıktır. Özel tanrılı, üç ilahlı, sapık ahret inançlı yapıların İslam gibi takdimi İslam’a ve Müslümanlara yapılan bir ihanettir.
Peki, nasıl diyalog kurulacak? Bu mümkün mü?
C.Hak K.Keriminde : “ İman ile küfür kesin olarak birbirinden ayrılmıştır.” (Bakara:256) Buyurur. Ve “De ki o Allah tektir.” (ihlâs sur. Ay. 1), “Oysa bir tek ilahtan başka ilah yoktur.” (Maide:73) diye hükmünü verir.
Hıristiyanlıkta ise:” Baba, Oğul, Kutsal Ruh” olarak üçlü bir tanrı inancı vardır.
Bu hususta K.Kerimde şöyle buyrulur: “ Andolsun ki: Allah üç ilahtan üçüncüsüdür, diyenler kâfi r olmuşlardır.” (Maide:73)
C. Hak K.Kerimde O öyle bir Allah tır ki “Doğurmamış, doğrulmamıştır.” (İhlâs:3) Buyururlar. Hıristiyanlar da: “İsa Allahın oğludur .” diyorlar. K.Kerimde bu husus şöyle anlatılır:
“Allah Meryem oğlu Mesih’tir diyenler Andolsun ki kâfir olmuşlardır.” (Maide:17) Yahudiler içinde; ” Yahudiler: ‘Üzeyir Allahın oğludur…’ (Tevbe:30)dediler. Buyrulmaktadır.
İsa (as) kendine ilahlık atfedenleri yalanlayıp şöyle diyor: “Ben Allahın kuluyum. O, bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı.” (Meryem:30) buyurur. Hıristiyanlar: Onu ilahlaştırıp tanrı dediler.
K.Kerim Hz. İsa’nın Hıristiyanları yalanladığını da şöyle haber veriyor: “ Hâlbuki Mesih onlara demişti ki: Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan ALLAH’A kulluk edin “ (maide:72)
Şimdi Kur’an-ı Kerim’deki açık hükümlere, peygamberin uygulama ve sözlerine göre mi yolumuzu, yönümüzü belirleyeceğiz? Yoksa Amerikalının kucağına oturmuş, Amerikalı tarafından saçları okşanan, Yahudi ve Vatikan tarafından yerlere göklere sığdırılamayan “RAB’BİN ACİZ KULUNA” göre mi?..


Turan TOK

Pontusçuluk Faaliyetleri

Mustafa TOK

Beka mı ?

Tuğrul Kutluk ŞAAD

Türk’ün en sıcak Otuz Ağustosunun, doksan yedinci

Süleyman Arpa

Tarım ve Hayvancılık
SAMSUN
.:: Seçme Başlıklar ::.