İletişim    Site Haritası

 
 • Ana Sayfa
 • Yakakent
 • Kozköy Tarihi
 • Gelenek ve Görenek
 • Coğrafi Konumu
 • Sosyal Yapısı
 • Bitki Örtüsü
 • Kültürümüz
 • Geçim Kaynakları
 • Unutulan Dil
 • Kim Nerede ?...
 • Kozköy Muhtarlığı
 • Kaybettiklerimiz
 • Foto Galeri
 • Ziyaretçi Defteri
 • Tavsiye Kitaplar
 • İletişim
 • Güvenli Çıkış
 Copyright © 2007
 Web Tasarım ve Kodlama

 alacam55.com
13 Nisan 2009 Pazartesi Eklendi
.:: KEÇİ Mİ, TEKNOLOJİ Mİ? ::.
     Yıl 1970 ler; gazetelerde bir haber: “ Keçilerin fendi meteoroloji’yi yendi”
     Mevsim ilkbahar; hava pırıl pırıl güneşlik.. hava tahmin raporuna göre de o gün hava iyi olacaktır..
     Bir grup yabancı dağcı yanlarında rehberleri, Ağrı’ya tırmanmak için yola çıkarlar.
     Dağ’ın eteklerinden biraz yükselirler, yolda keçilerini telaşlı, telaşlı aşağıya doğru koşturan bir çobanla karşılaşırlar…
     Hoş beşten sonra, misafirlerin maksadını öğrenen çoban der ki: ağalar bu dağlar tekin yerler değildir aldatır; tipi, fırtına geliyor geri dönün , perişan olur kaybolup donarsınız..
     Ehh.. neticede bir çobandır canım, eti neee!...budu neee!.. alaycı bir tebessümle ayrılıp yola devam edilir… ağır, ağır dağın yamaçlarına doğru yükselirken havada da kara, kara bulut kümeleri belirmeye başlar…
     Bir saat geçmez ki kıyamet kopar; yağmur , kar, bora fırtına derken iflahları kesilir; donma tehlikeleri geçirilir, zorbihal geriye dönülür…
     Canlarını kurtarırlar; ama merakta ederler bu çoban meteoroloji’nin bilemediğini nasıl bilir.?
     Çoban’ı bulup, yaklaşırlar birazda mahçuup, mahçup…sorarlar : Nedir bu işin hikmeti? Sen bu meteorolojinin bilemediğini nasıl bildin?..
     Çoban der ki: Ağalar, o motorulu dediğiniz adam kimdir, ben onu bilemem tanımam!.. Ancak bu işin sizin dediğiniz gibi hikmeti falan yohtur… Gelenek göreneklerimizde böyle bilgelikler çoktur…
     Fıtratı gereği keçinin kuyruğu hep diktir… “ keçi kuyruğu aşağıya eğdiyse, insanlara düşen bir kurulak bulup yağmur, tipi,kar’ı beklemektir...
     Bunları niçin mi yazdık?
     Bilgi Destek Sistemleri, Acil Durum Yer Belirleme Vericileri, Sinyalizasyon Sistemleri, Gece görüş Dürbünleri Kızıl ötesi cihazları, Radarlar, Isıya duyarlı tarayıcılarımız, her şart altında uçabilen helikopterlerimiz ve eksi yirmi derecelerde görev yapabilen güçlerimizin durumu, on yedi köylümüz karşısında keçinin kuyruğu karşısındaki dağcıların durumuna düşürüldüğü için yazdık,
     Görevli ekiplerin çalışma ve gayretlerine kimsenin diyeceği bir şey olmazsa da yetkililerin art arda verdikleri çelişkili beyanatların ve organizedeki olumsuzlukların bir sorumlusu olması lazımdır
     Ülke insanı kazadan sonra Televizyon kanallarına kilitlenmiş, açıklamalar yapılıyor: “ Kazada ölen olmamıştır.. yaralılar hastaneye kaldırılmıştır..” biraz sonra helikoptere ulaşılamamıştır.. Helikoptere ulaşılmış beş ölü bir yaralı vardır devam edip giden açıklamalar..
     İşte bu açıklamaların sorumlularını merak ettiğimiz için yazdık.
     Asırlardır, siyaset adamlarımızın karalama, yaralama, para’lama’dan bilim ve teknolojiye zaman ayıramadıklarından keçinin kuyruğunun gerisinde kaldığımızı düşündüğümüz için yazdık….
     İnsanımızı manevi değerlerimizin merkezine koyamayan; bundan ürken, korkan ve körü körüne AB ve ABD’ye kuyruk olma yarışına giren düşüncelerin keçinin kuruğunun ardından teknolojiyi takip ettiğine inandığımız için yazdık.
     Başkalarının planladığı ithal malı siyasi, ticari, askeri ve teknolojik düzenlemelerle ülke yönetmeye talip olanları görünce, dünya iki padişaha küçükmüş diyen Yavuz’dan utandım da yazdım…
     Dün yıkanmasını bilmez dediklerimizin ay’ı komşu kapısı yapıp, tapucu’yu Merih’e saldığını görünce bizim dağlarımızda düşen helikopterimizi bir hafta da zor bulup çıkardığımızı görüp oturdum…düşündüm, boynumu büküp hüzünlendim de yazdım…
     Asırlardır milletimin öz sermayesi beyinleri kullanarak atılım yapamadığımız, elli yıllık devlet İsrail’den patlıcan, biber, domates, kavun, karpuz tohumuyla teknoloji aldığımız için utandım, yerin dibine girdim, hesap günü ne diyeceğimi bilemedim de yazdım.
     Çağ atladık demekle atlanmadığını , meydanlarda övgülerin, sövgülerin işe yaramadığını gördüm, üzüldüm, üzüldüm de yazdım..
     BBP Genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beş arkadaşının vefatı ülkeyi yasa boğdu..
     Mamak cehenneminin soğuk taş zindanlarında ilham olunan duyguların, yıllar sonra karlı dağların tepelerinde tecelli ettiğini görünce, çileleriniz günahlarınıza kefaret olsun , Kâinatın efendisi sizi Havz-ı Kevser başında bulsun, fatihalarımız , dualarımız sizler le olsun dedim, gözlerim gecenin sessizliğinde doldu boşandı da yazdım.
     Vatan, her zaman dik durmasını bilenlerle vatan olur… onların kaderi mi ? yaaa intihar , yaa’da ? kaza ile olur…..
     Allah ( c.c) geride kalan aile efratlarınız, eş, dost hısım, akraba ve dava arkadaşlarınıza sabr-ı cemil ve esri cezil ihsan etsin; fatihalarımız sizinle olsun ( AMİN )


Okunma Sayısı : 2568
Eklenme Tarihi ve Saati : 13 Nisan 2009 Pazartesi


.:: Duyurular ::.
alacam55.com - duyuru BAŞKANLIK SİSTEMİNDEN BEKLENEN NE ?  10.1.2017 11:58:43

Türkçüler Günü  3.5.2013 18:33:58

ALAÇAM-YAKAKENT TARİHİNDEN KESİTLER  10.4.2012 13:46:46

Kozkoy.Net Açıldı...  28.2.2007

Turan TOK

DEVLET BAHÇELİ NEREYE KOŞUYOR? -1- DEVLET BAHÇELİ NEREYE KOŞUYOR? -1-

Mustafa TOK

İBLİSİN KIBLESİ

Tuğrul Kutluk ŞAAD

KİŞİSEL KANAAT PAYLAŞIMI
Editör Giriş
.:: Seçme Başlıklar

.:: Anket ::.
Anket Sorusu Eklenmedi
.:: Dost Siteler ::.
 • Kozköy İlköğretim
 • Site Doktoru
 • Site Yönetimi