İletişim    Site Haritası

 
 • Ana Sayfa
 • Yakakent
 • Kozköy Tarihi
 • Gelenek ve Görenek
 • Coğrafi Konumu
 • Sosyal Yapısı
 • Bitki Örtüsü
 • Kültürümüz
 • Geçim Kaynakları
 • Unutulan Dil
 • Kim Nerede ?...
 • Kozköy Muhtarlığı
 • Kaybettiklerimiz
 • Foto Galeri
 • Ziyaretçi Defteri
 • Tavsiye Kitaplar
 • İletişim
 • Güvenli Çıkış
 Copyright © 2007
 Web Tasarım ve Kodlama

 alacam55.com
24 Kasım 2008 Pazartesi Eklendi
.:: NEDEN ::.
 

Neden biz yedi düvele, ille de gâvur’ a, rezil kepaze yaşarız.


Neden efendi bellediğimiz gâvur karşısında suspus olur da, sanki sahibimizmiş gibi her sözünü emir sayarız.


         Neden daha dün ecdadın üzengisine uşak olmayı ulaşılamaz makam sayanlar, şimdi bize it muamelesini bile çok görür oldular.


         Neden ecdattan gelen bir kuru name üzerine ülkesinde dansı yasak edenler, bize her türlü dansı eder ve de ettirir oldular.


         Neden daha dün ruyi zemin olup, bütün mağdurların, mazlumların kimsesizlerin sahibi iken, bu gün kırık, dökük, biçare, perişan olduk.


        Neden Türklüğü, mensubiyeti ile her daim övüneceğimiz bir yüce kutsal gibi, göğsümüzü gere gere taşımak yerine, olmadık kavim kırıntılarından bir tarih ve şeref devşirme derdi güden haramileri gıpta ile izler olduk.


Kısacası ve de özcesi, neden öz yurdumuzda garip ve öz vatanımızda parya olduk..



           Eksiğimiz nedir.


        Eksiğimiz, Ergenekon’dan harlayıp, Balkanları, taa Tuna’nın ötesini ışıtıp ısıtan, içimizde ki büyük ve de mukaddes bildiğimiz yangını yeniden kavurup, cihanı tekrardan tutuşturacak bir ideal fakirliğimidir.


        Maziye olan itimat ve inancımızla içimizdeki, harabî ve harâbâtîleri utandıracak, atîye dönük uçkun ve de coşkun arzularımızı tutkulandıracak, bizi ürkeklikten, bencillikten kurtaracak, en çokta, gâvur önün de baş eğip diz bükmekten, etek öpmekten caydıracak, cesur atılgan, hareketli dinamik yapacak bir ideal ve de idol yokluğumudur.


      İhtiraslarımızı azdıracak, bizi titretip kendimize döndürecek, Asya Anadolu’suna sıkıştırılmış Oğuz torunlarını, Turan havzasındaki Oğuz oğulları ile kucaklatıp, iki yüz elli milyonluk Turan coğrafyasını Avrupa Anadolu’suna taşıyacak, Türklük dünyası ve Turan ülküsünü suni sınırlara hapseden MİLLİ MİSAK-I, o dündü deyip, MİLLİ UTANÇ belletecek, Uhut’ ta Cebrail’in Hazreti Peygamber Efendimize getirdiği bir cevşen gibi zırh edip, yeniden nizamı âlem gazasına çıkaracak kutlu bir mefkûre kıtlığımıdır.


       Yamtar’ların, Gökbörü’lerin uğraşını, Kağan’ların, Kültigin’lerin bilgeliğini, Yesevi’lerin Gazali’lerin nefesini, Hayma Ana’ların, Osman Ataların, Dursun Fakı’ların samimiyetini, berilerden daha da ötelere bir fırtına, kasırga hatta boran olup estirecek Kürşat’ça bir Başbuğ ya da, sarsılmaz bir iman noksanlığımıdır.


        Bu eksiklerimizi nasıl gidereceğimize dair çok şey söylenebilecektir. Zaten bu konuda çok fazlaca da söyleyen ve söylenenler de vardır.


Biz önce bu eksikliklerimizin, nasıl ve kimlerle giderilemeyeceğine bakıp mesela diyelim.


            Mesela


1: Kâbe manzaralı okur kitlesini, şarap tadında gül kokusuyla metfun eyleyip, şampanya erbabına çekinmeden hayâsızca peşkeş çeken, puntolarından, Devlete, Millete, Orduya, Türklüğe ve Cumhuriyete kin damlayan, dolaylı ya da doğrudan daima etnik ya da dini ayrımcılık yoluyla, Türk Milletini inceden inceye ayrıştırma mücadelesi veren, mütareke ve besleme matbuat,


2: Cami köşelerinde, çardak altlarında, saf cahillerden bir sürü safsata ile devşirilen sadaka ve zekat kırıntılarının yığıntısı sermayelerden, milyon dolarlık ulufelerle kiralanmış, veya A.B fonu damgalı EURO’ larla, daha da bir kıymetlenip özelleşmiş, kalem ve kelam erbabı hayasız, abdestsiz, namazsız ve de sünnetsiz zevatlar, Kıvanç’lar, Borular, Mahçup’lar, Altanlar, Saçsızlar, Sakallılar, Pamuklar, Yamuklar…..


         Mesela bunlara inanarak bir çıkış yolu bulunabilirmi….


        Türk Milleti, Beş bin yıllık tarih macerasının sonuna geldiğine inanıyorsa, yukarıdaki  meselaların peşine takılarak hızlı adımlarla ilerleyebilir. Bu yol hiç kuşkusuz onu, Gâvurların (Müstevlilerin) Anadolu Medeniyetleri Müzesinde uzun zamandır sabır ve itina ile hazırladıkları yere getirecektir.


            Not;


1-Anadolu Medeniyetleri Müzesi Ankara’dadır. O müzeye giden coğrafi, ıstılâhî ve meali bir çok yol vardır.


2-Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, bilerek ya da bilmeyerek, dahili ve harici bedhahların kışkırtması sonucu, Cumhuriyeti kuran iradeye kafa tutanlar için hazırlarmış olan darağaçları, Saman pazarı caddesi üzerine kurulmuş olup epeyce de hizmet verdiği düşünüldüğünde, bu caddenin Anadolu Medeniyetleri Müzesinin Girişi üzerindeki yegane cadde olduğu unutulmamalıdır.


3-Not ikinin delalet ettiği manadan okurun en uygun anlamı çıkaracağı inancıyla.


Okunma Sayısı : 1859
Eklenme Tarihi ve Saati : 24 Kasım 2008 Pazartesi


.:: Duyurular ::.
alacam55.com - duyuru BAŞKANLIK SİSTEMİNDEN BEKLENEN NE ?  10.1.2017 11:58:43

Türkçüler Günü  3.5.2013 18:33:58

ALAÇAM-YAKAKENT TARİHİNDEN KESİTLER  10.4.2012 13:46:46

Kozkoy.Net Açıldı...  28.2.2007

Turan TOK

DEVLET BAHÇELİ NEREYE KOŞUYOR? -1- DEVLET BAHÇELİ NEREYE KOŞUYOR? -1-

Mustafa TOK

İBLİSİN KIBLESİ

Tuğrul Kutluk ŞAAD

KİŞİSEL KANAAT PAYLAŞIMI
Editör Giriş
.:: Seçme Başlıklar

.:: Anket ::.
Anket Sorusu Eklenmedi
.:: Dost Siteler ::.
 • Kozköy İlköğretim
 • Site Doktoru
 • Site Yönetimi